BERLİN – Almanya’da yasal sağlık sigortasına sahip hastaların doktor muayenelerinde karşılaştığı bireysel sağlık hizmetleri (IGeL) tartışması büyüyor. Hastaların kendi cebinden ödediği bu hizmetlerin toplam hacminin yılda en az 2,4 milyar avroya ulaştığı belirtilirken, özellikle kadınların bazı erken teşhis testleri konusunda ücretlendirmeyle karşılaşması dikkat çekiyor.
Medizinischer Dienst Bund tarafından yayımlanan IGeL-Report 2024’e göre, yasal sağlık sigortası bulunan kişiler doktor muayenehanelerinde yılda en az 2,4 milyar avro IGeL hizmetlerine harcıyor. Araştırmada 18-80 yaş arasındaki 2 bin 13 sigortalının görüşleri değerlendirildi.
Rapora göre kadınlar IGeL hizmetlerinden erkeklere kıyasla daha sık yararlanıyor. En sık başvurulan IGeL hizmetleri arasında erken teşhis amacıyla yapılan muayeneler öne çıkarken, jinekoloji de bu hizmetlerden en fazla gelir elde edilen uzmanlık alanları arasında yer alıyor.
Kanser taramasında kritik ayrım
Almanya’da özellikle kadın hastaların karşılaştığı ücretlendirmelerde önemli bir ayrım bulunuyor. Rahim ağzı kanserinin erken teşhisine yönelik düzenli tarama programındaki bazı testler yasal sağlık sigortası tarafından karşılanıyor.
Gemeinsamer Bundesausschuss (G-BA) ve Federal Sağlık Bakanlığının (BMG) bilgilerine göre, 20-34 yaş arasındaki kadınlar yılda bir kez rahim ağzından alınan örneğin sitolojik incelemesini içeren taramadan yararlanabiliyor. 35 yaş ve üzerindeki kadınlara ise üç yılda bir HPV testi ile sitolojik incelemenin birlikte yapıldığı tarama uygulanıyor.
Ancak aynı testin, sigorta tarafından karşılanan tarama programının dışındaki dönemlerde ek bir hizmet olarak sunulması halinde IGeL kapsamında ücretlendirilmesi mümkün olabiliyor.
Medizinischer Dienst Bund’un 13 Şubat 2025 tarihli açıklamasında, rahim ağzı kanserinin erken teşhisinde kullanılan Dünnschichtzytologie testinin düzenli tarama programı kapsamında bir sigorta hizmeti olmasına rağmen muayenehanelerde sıklıkla ayrıca IGeL olarak sunulduğuna dikkat çekildi. Söz konusu test, IGeL-Report 2024’te en sık kullanılan dördüncü IGeL olarak kayıtlara geçti.
Her ek test tıbben gerekli anlamına gelmiyor
IGeL sistemindeki temel tartışma, hastaların ücret ödedikleri hizmetlerin gerçekten gerekli olup olmadığı konusunda yeterli bilgiye sahip olmaması. Medizinischer Dienst Bund’un araştırmasına göre sigortalıların yalnızca yüzde 26’sı IGeL hizmetleri konusunda kendisini iyi bilgilendirilmiş hissediyor. Araştırmaya katılanların yaklaşık üçte ikisi ise kendi ödediği hizmetlerin tıbben gerekli olduğu yönünde yanlış bir varsayıma sahip.
IGeL-Monitor tarafından değerlendirilen 56 bireysel sağlık hizmetinin 30’u “tendentially negative” veya “negative” olarak değerlendirilirken, 23 hizmet için bilimsel kanıtların yeterli olmadığı ve sonucun “belirsiz” olduğu belirtildi. Yalnızca üç hizmet “tendentially positive” sonucuna ulaştı; hiçbir hizmet “positive” olarak değerlendirilmedi.
Bu değerlendirmeler tüm IGeL hizmetlerinin gereksiz olduğu anlamına gelmiyor. Ancak hastaların, bir hizmetin neden önerildiğini, sağlık sigortasının bunu neden karşılamadığını, olası yarar ve zararlarını ve ücretini öğrenmeden ödeme yapmaması gerektiği vurgulanıyor.
Doktor para istediğinde ne yapılmalı?
Uzman kuruluşların verdiği bilgilere göre hastalar kendilerine IGeL önerildiğinde hizmetin tıbbi gerekçesini ve ücretini açıkça sormalı. Hizmetin yasal sağlık sigortası kapsamında olup olmadığı da ayrıca öğrenilmeli.
Özellikle kanser taramalarında, düzenli sigorta programı kapsamındaki bir tarama ile bunun dışında ek olarak önerilen bir testin birbirinden ayrılması önem taşıyor. Bir hastalık şüphesi veya tıbbi gereklilik bulunduğunda ise durum, yalnızca koruyucu amaçla sunulan bir IGeL hizmetinden farklı değerlendirilebiliyor.
Dolayısıyla Almanya’da “sağlık sigortam var ama doktor neden benden para istiyor?” sorusunun tek bir cevabı bulunmuyor. Ödeme talebinin, yapılan işlemin sigorta kapsamındaki standart bir hizmet mi yoksa ek bir IGeL hizmeti mi olduğuna göre değerlendirilmesi gerekiyor.
Fotoğraf: National Cancer Institute/Unsplash







