Avrupa’nın 12 büyük nehrinde 2026 yazındaki su akışı, kayıtların başladığı 1992’den bu yana en düşük seviyeye indi. Copernicus İklim Değişikliği Servisi’nin değerlendirmesi, kuraklığın enerji üretimi ve nehir taşımacılığı üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu ortaya koydu.
2 Ekim’de yayımlanan mevsimsel değerlendirmeye göre Ren, Tuna, Po, Loire, Rhône ve Seine gibi önemli nehirlerde temmuz ve ağustos aylarında rekor ya da rekor seviyeye yakın düşük akışlar aynı dönemde görüldü. Avrupa genelinde yaz mevsimi üçüncü en sıcak yaz olarak kayda geçerken, Batı Avrupa’da ölçümlerin en sıcak yazı yaşandı.
Nehir taşımacılığı ve enerji üretimi baskı altında
Düşük su seviyesi, iç su yollarındaki yük taşımacılığını zorlaştırdı. Ren Nehri’nde bazı gemilerin güvenli seyir için normal yüklerinin yalnızca yaklaşık yüzde 15’iyle hareket edebildiği bildirildi. Tuna Nehri’nde de mavnaların taşıma kapasitesi olağan seviyesinin yaklaşık yüzde 30’una kadar geriledi.
Copernicus, düşük akışın hidroelektrik üretimini, nükleer santrallerde soğutma için su kullanımını, sulamayı ve bazı bölgelerde içme suyu kaynaklarını da etkilediğini belirtti. Nehir taşımacılığındaki aksamalar, sanayiye yönelik tedarik zincirleri üzerinde ek baskı yarattı.
İklim değişikliğinin payı henüz ayrı hesaplanmadı
Uzmanlar, yüksek sıcaklıkların buharlaşmayı artırarak ve toprak nemini azaltarak kuraklığın etkisini ağırlaştırdığını belirtiyor. Bununla birlikte Copernicus uzmanları, 2026 yazındaki düşük akışın ne kadarının doğrudan iklim değişikliğine bağlanabileceğini belirlemek için henüz özel bir ilişkilendirme çalışması yapılmadığına dikkat çekiyor.
Veriler, Avrupa’nın enerji güvenliği, lojistik altyapısı ve su yönetimi açısından aşırı sıcaklık ve uzun süreli kuraklığa karşı dayanıklılığını artırması gerektiğini gösteriyor.
Copernicus’un resmî değerlendirmesini okuyun.


