Bir Dahaki Seçime Mutlaka !..


Bu makale 25 Nisan 2011, Pazartesi 22:22:10 eklenmiştir.
Şefik KANTAR

12 Haziran seçimlerinde Barış ve Demokrasi Partisi’nce desteklenen adaylardan bazılarının seçimlere katılma haklarının önce veto edilip ardından vetonun kaldırılması etrafında şekillenen tartışmalarda, yurt dışındaki vatandaşlarımızın seçme haklarının kullanımına ilişkin konular da gündeme geldi. Çoğunlukla, hükümet partisinin çok istemesine rağmen Yüksek Seçim Kurulu (YSK)’nun yurt dışındaki vatandaşların seçme haklarını vermediği ve bunda da kasıt olduğu yolundaki beyanlar ön plana çıktı.

Bilindiği gibi YSK, 27 Şubat tarihinde yaptığı bir açıklamayla, yurt dışındaki vatandaşlarımızın teknik nedenlerle ancak gümrüklerde oy kullanabileceğini duyurmuştu. Bu açıklamanın, Başbakanın Düsseldorf’ta vatandaşlarımızla buluşmasına denk getirilmesi değişik spekülasyonlara yol açmış, T. Erdoğan da tepkisini ‘sabote mi ediliyoruz’ diyerek dile getirmişti. (Bak. http://www.intertuerk.com/kose.php?id=107)

Ancak, olayların gelişimine bakıldığında gurbetçilerin oy kullanamamalarının tek sorumlusunun YSK olmadığı, Hükümet ve TBMM’nde çoğunluğu elinde bulunduran Ak Parti’nin de sorumlu olduğu görülmektedir. Hükümetin sorumluluğunun temelinde, sekiz yıllık iktidarı sürecinde yurt dışındaki insanlarımızın sorunlarına çözüm getirmek hususunda hiçbir adımı atmaması yatmaktadır. İktidarın ilk iki yılı (önceki iktidarların dönemlerinde yaşamaya alışık olduğumuz biçimde) –cek, -caklarla geçmiş, sonraki süreçte de insanlarımızın ekonomiden eğitime, vatandaşlık haklarından emekliliğe sıkıntı çektikleri hiçbir konuda ilerleme sağlanmamıştır.

Başbakan R. Tayyip Erdoğan, 2001-2003 yılları arasında defaatle seçme ve seçilme hakkı konusunda Anayasa’nın öngördüğü yasal düzenlemelerin yapılacağını söylemesine rağmen bunlar gerçekleştirilememiştir. Elinde Anayasa’yı dahi değiştirebilecek çoğunluğu bulunduran Ak Parti’nin yasal düzenleme yapamamasında kimseye suç yükleme lüksü olmasa gerektir. 2007 seçimlerinin ardından yapılan ve Anayasa’ya aykırılık nedeniyle geri çevrilen 5749 sayılı kanunun 94/A maddesini yeniden düzenlemesi gerekirken bu yapılmadı.

Yurt dışındaki insanlarımızın ısrarlı taleplerine karşı ise yıllarca ‘biz istiyoruz ama başta Almanya olmak üzere Avrupa ülkeleri engel çıkarıyor’ bahanesinin ardına sığınma yolu seçildi. Bu bahaneye bağlanan hükümet, ancak 2011 yılı başında Almanya’ya resmen müracaat ederek, Almanya’daki Türk konsolosluk ve temsilciliklerde oy kullanma konusundaki görüşünü sordu. Bu süreçte, YSK da alt yapı hazırlıkları için taban yoklaması yapıyor, tek tek konsolosluklara seçim yapılmak istenirse alt yapının yeterli olup olmadığını soruyordu. Edindiğimiz bilgilere göre, sorulan tüm resmi temsilcilikler bir seçim için zaman ve teknik donanım açısından yetersiz konumda oldukları cevabını vermişlerdi.

Eğer Almanya, ‘ülkemizde seçim yapılmasına karşıyız’ deseydi, Türkiye’nin eli rahatlayacak, hükümette kolayca sorumluluktan sıyrılacaktı. Ancak Almanya, ‘bizim için bir mahsuru yoktur’ deyince işin rengi değişti. Kendisini Başbakanın 27 Şubat’taki Düsseldorf çıkarmasında müjde vermek mecburiyetinde gören hükümet, YSK’ya yöneliyor, bir seçimin mümkün olup olmadığını soruyordu.

YSK ise, yaptığı şu açıklamayla bunun mümkün olamayacağını ortaya koymaktaydı: "2011 yılı içinde yapılacak XXIV. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri'nde, yaklaşan seçim tarihi ve (diğer) hususlar birlikte değerlendirildiğinde, yurt dışı seçmen kütüğüne kayıtlı seçmenlerin sandıkta veya elektronik oylama yöntemiyle oy kullandırmanın seçim tarihi göz önüne alınarak teknik altyapı hazırlıkların tamamlanabilmesinin süre yönünden olanaksız olduğu görüldü. Son gelen bilgiler ışığında belirsizliklerin devam ettiği, seçim takviminin bu belirsizliklere göre oluşturulamayacağı anlaşıldı. Süre yetersizliği dikkate alındığında, bu seçimler için gümrük kapılarında oy kullanmaları gerektiğine karar verildi."

YSK’nın kararına bakıldığında, hantallaşmış klasik bir devlet kurumunun işten ve sorumluluktan kaçma ve işi azaltmaya dönük alışılmış bir baştan savma tavrını görmek mümkün. Anayasa’da öngörülen ‘uygulanabilir tedbirler’in TBMM’nce alınmadığı, YSK’yı bu hususta bağlayıcı hale getirecek herhangi bir kanun, tüzük, yönetmelik vs bulunmadığı için de çok kolayca ‘karar verildi’ diyebilmektedir. 

Bu kararın ardından kamuoyunca bilinen spekülasyonlar yapılıyor, Dış İşleri Bakanlığı sorumluluğun YSK’da olduğunu pekiştirmek maksadıyla büyükelçilik ve konsoloslukların beyanlarının hilafına ‘temsilciliklerin aslında yurt dışındaki seçimlere hazır olduğunu’ açıklıyordu. Vatandaşlar yeni bir hayal kırıklığı yaşarken Ak Parti’nin yurt dışındaki örgütü Avrupa Türk Demokratlar Birliği (ATDB) yeni bir hamleyle konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’(AİHM)ne götürme kararı alıyordu.

ATDB, vatandaşa verilen sözlerin ve Anayasa’nın hükümlerinin yerine getirilmesiyle gerekçelendirdiği bu kararla hedeflerinin Türkiye Devleti veya Ak Parti olmadığını deklare etmesine rağmen bu adım hoş karşılanmıyor, Başbakan 12 Nisan Strasburg buluşmasında dernek yöneticilerine karşı bu tavrını açıkça ortaya koyuyordu.    

Netice itibariyle, 16 yıllık bir anayasal hak olmasına rağmen yurt dışındaki insanlarımızın seçme hakları bu hükümet döneminde de gerçekleşmedi. Her seçim öncesinde alıştığımız gibi hükümet çevreleri ‘bir dahaki seçime mutlaka’ söylemi ve sorumluluğu başkasına atma tavrını sürdürmekte.

Allah ömür verdikçe daha çoook ‘bir dahaki seçim’ görür.

Şefik KANTAR

24 Nisan 2011

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Magazinavrupa.com
© Copyright 2013 Magazinavrupa.com. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haberler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Almanya haberleri