İPEK YOLU, TARİH BİLİNCİ VE AVRUPA’DA SİVİL DİPLOMASİ


Bu makale 2018-03-26 05:01:26 eklenmiştir.
ANALİZ - Sahra Şahin

İPEK YOLU,  TARİH BİLİNCİ VE AVRUPA’DA SİVİL DİPLOMASİ

Tek Kuşak Tek Yol. Modern Demir İpek Yolu Projesi. Tarihin güncellenen en büyük evrensel projelerinden biri. Tarihte Çin, Orta Asya, Anadolu ve Avrupa’yı birbirine bağlarken bugün de Londra Pekin arasında Çin, Orta Asya Türk Cumhuriyetleri, Türkiye, Afrika ve Avrupa’yı birbirine bağlamaktadır. İpek Yolu güzergâhı, sürekli Doğu’dan Batı’ya doğru göç seyrinde olan Türklerin ve Türkçenin de yolu olmuştur. Sadece güzergâh olarak değil, tarihin ve insanlığın doğuş yeri olarak da bu böyledir. Zira bilinen insanlık tarihi ile birlikte var olan Türklerin ortaya çıktıkları yerler olan Ötüken Bölgesi, Aral Gölü, Tanrı Dağları, Orhun Nehri civarı ve Mezopotamya bu hat üzerindedir. Arkeolojik bulgular, filoloji çalışmaları ve bazı tarihi tez ve kabullere göre M.Ö 8 bin’lerden bugüne en az 10 bin yıllık tarihi geçmişe sahip Türkler, tarihin tespit edebildiği en eski ve en bilinen kavimlerindendir. Türklerin kurmuş olduğu 50 civarı devlet ve imparatorluk İpek Yolu havzasındadır.  Ön ve İlk Türkler, Sümerler, Sakalar, Tirikler, Hurriler, Etrüskler, Kimmerler, İskitler, Hun İmparatorlukları, Göktür İmparatorluları, Bulgar Türk Devletleri, Hazar Devleti, Türgişler, Uygurlar,  Karluklar,  Karahanlı Devletleri, Kırgızlar, Peçenekler, Uz(Oğuz)lar, Kıpçaklar, Gazneliler, Selçuklu Devletleri, Harzemşahlar, Timur Devleti, Kazan Hanlığı, Safevi Devleti, Babür İmparatorluğu, Osmanlı Devleti Türkiye Cumhuriyeti ve Orta Asya Türk Devletleri bunlardan bilinenleridir. İlk Türk devleti olarak kabul gören Asyalı Türk Sümerler yazıyı burada keşfetmiş, ilk site devletlerini burada kurarak medeni yaşamın temelini bu havzada bulunan Mezopotamya’da atmışlardır. Tarihteki büyük doğu medeniyetleri de bu havza üzerinde kurulmuştur.  Çin, Hint, Babil, Mısır, Mezopotamya, Sümer, Pers, Bizans, Selçuklu ve Anadolu.

İpek Yolu hattı, Türk ve İslam Tarihinin en büyük ilim, bilim ve devlet adamı, edip ve yazarlarının da yetiştiği ve dolaştığı bir havzadır. Kaşgarlı Mahmud, İmam Buhari, İmam Maturidi, Hacı Bektaş Veli, Yusuf Has Hacib, Hoca Ahmet Yesevi, Edip Ahmet Yükneki, Ali Şir Nevai, Farabi, Ibni Sina, El Buruni, El Kindi, Nizâmülmülk, Gazneli Sultan Mahmud, Uluğ Bey, Ali Kuşçu, Takiyüddin ibn Maruf, El-Harezmî, Firdevsî, Ömer Hayyam, Yunus Emre, Hacı Bayram-ı Veli, Mevlana Celaleddin Rumi, Alp Arslan, Yusuf Hemedani, Ertuğrul Gazi, Osman Bey, Fatih Sultan Mehmet, Kanuni Sultan Süleyman, Mimar Sinan, II. Abdülhamid, Atatürk. Bu gözle bakıldığında, ilk bakışta bir ticaret yolu olarak anlaşılan İpek Yolu aynı zamanda bir kültür, siyaset, medeniyet ve bilgi yoludur. Tanıma, tanışma ve buluşma yoludur.

Bu anlamda bugünün büyük güçleri 250 yıllık Amerika, 900 yıllık Rus, 1200 yıllık İngiliz, 1700 yıllık Fransız ve 2000 yıllık Almanların tarihleri göz önüne alındığında Prof. İlber Ortaylı’nın;Türkler olmadan Dünya Tarihi yazılamaz” sözündeki gerçek ortaya çıkmaktadır. Yani, Türkler her zaman vardır. Anlaşılıyor ki, ilk varoluş sonrası ortaya çıkan Türkler, insanlığın ikinci atası kabul edilen Hz. Nuh’tan ve Türklerin atası kabul edilen Hz. Nuh’un oğlu Yafes’in oğlu Türk’ten çok daha önce var olmuştur. Bu varoluş, büyük oranda İpek Yolu havzasında gerçekleşmiştir. “Türkler bu avantajı gerektiği gibi değerlendirebilmiş midir?” sorusunun cevabını tarihte aramak gerekir. Bugün aynı güzergâha Avrupalı Türklerin de eklenmesi ile daha da genişleyen “Yeni İpek Yolu Projesi”nde Türkler, Türkiye ve Avrupalı Türklerin kendilerini nasıl konumlandırdıkları konuşulması gereken konulardır.

İpek Yolu bugün yeni fırsatlar sunmaktadır. Tarihte İpek Yolu’nun önemli ögesi olan Türkler’in bugün ne kadar bu güzergâhta etkin olacağını zaman gösterecektir. Tarih, sürekli Batı’ya doğru göç halinde olan Türklerin geri göçüne şahit olmamıştır. Dün olduğu gibi bugün de hareket Doğu’dan Batı’ya doğrudur. Bugün, Doğu yine kaynak zenginidir. Yine Batıyı zengin etmektedir ancak yine sömürge ve düşkündür. Kaynaklarını yaşam zenginliğine dönüştürememesi de acı bir gerçektir. Belli ki, bir düşünce yeniliğine ihtiyaç vardır. Benzer bir yenilik, Batı için de geçerlidir. Son iki asırlık Batı medeniyeti sermaye, sömürge, silah ve teknik gelişime dayalı bir güç medeniyetidir. Batı gelişmesi bir tepki oluşumudur ve anti doğulu bir anlayış ile gelişim göstermiştir. Bu çerçevede değerli Doğu, Batılıların sömürge hedefi olmuştur. Bugün de böyledir. Bugün Batı’da bilgi vardır ancak, bilgelik yoktur. Ortaçağda skolastisizm esiri olan Batı, bugün de pozitifizm, sermaye ve teknik gücün esiri olarak kapitalizmin emir eridir. Yani hem Doğu’da hem de Batı’da bir yenilenmeye ihtiyaç vardır. Bu da Batı aklının doğu vicdani ve medeniyeti ile buluşmasıdır. Yani, vicdani rasyonalitedir.

Bugün, Doğu ve Batı birbirlerine mesafelidir. Tam bu noktada Avrupalı Türkler bu yakınlaşmaya aracılık yapma şansına sahiptir. Avrupalı Türkler, Avrupa’da bir devlete sahip değillerdir, böyle bir niyet ve realite de yoktur. O halde, bu misyonu üstlenebilecek en önemli varlığı; örgütlü sivil gücü, aklı ve iradesidir. Bugün, Avrupa Türk Toplumuna düşen, kendilerini küçük hedef ve icraatlar ile meşgul etmek değil, tarihin emrettiği buyruğu algılayıp ona göre güçlü sivil bir diplomasi ağı üzerinde kendilerini yapılandırmalarıdır. Avrupalı Türklerin, modern dönemde üçüncü güç (üçüncü sektör) olarak görülen; sivil diplomasi, insani diplomasi, sivil inisiyatif, kamuoyu diplomasisi ve gönüllü diplomasi de denilen Kamu Diplomasisi ve Yumuşak Güç (Soft Power) araçlarını Akıllı Güç’e (Smart Power) dönüştürmesi; STK, basın, endüstri, sinema, sanat, spor, yazar, akademisyen, bilim insanı, vakıf ve dernekleri ile yüksek kabullü değerler üreterek pozitif anlamda etki ve ikna gücü oluşturması, güven vermesi, gönül kazanmak için çalışması, tüm taraflar ve aidiyetler adına katma değeri yüksek bilgi üretmesi ve ilişkiler geliştirmesi kendi gelecekleri için en doğru ve güçlü adımları olacaktır şüphesiz.

Bu anlamda en önemli konunun altını tekrar çizmekte yara vardır. İpek Yolu, Türk’ün ve Türkçe’nin yoludur. İpek Yolu demek, Türkçe’nin de yeniden daha büyük bir güçle tarih sahnesinde rol oynaması demektir. Türkçe’nin bu kadar yaygınlığına karşın Avrupa’da varlık mücadelesi vermesi çok acı ve üzüntü vericidir. Avrupa’da Türkçeyi unutmak, Türklüğün ölmesi demektir. İpek Yolunun batı ucundaki temsilcileri Avrupalı Türkler olarak bir varlık gösterilmek isteniyorsa, işe Türkçe’den başlanmalı, Türkçe’nin güçlü varlığı baki kılınmalıdır. Avrupalı yeni nesil Türlerin dil, tarih ve coğrafya bilinci ile yetiştirilmesi gelecek adına en önemli meselelerdendir. Tarih, köken ve dil bilinci; Türk Tarihi bütünlüğü içinde Türklüğü Doğu’dan Batı’ya 10 binlerce km’lik bir geniş alanda ticareti, kültürü ve bilgiyi içeren bir varoluş alanı olarak görmeye, Avrupa Türklerini de bu bütünlük içinde hareket etmeye çağırmaktadır. Bir anlamda onlara bir Kızılelma sunmaktadır. Kökenine ve diline sahip çıkamayanların asimile olması kaçınılmazdır. Asimilasyonun en yaygın şekli dili ve dini melezleştirmektir. Taşeron dil, din, grup ve cemaatler bu işin aracıdır. Tarihini bilmeyen nesillerin yeni ütopyalar kurabilmesi zordur. Türkler, gittikleri her yerde medeniyetler kurmuşlardır. Ancak, bugün Avrupa Türklerinin heyecan verici bir ütopyası var mı diye sormak gerekiyor. Örneğin; Kızıl Elma, Turancılık, Adil Düzen önemli bir nizami âlem ülküsü ve ideasıdır. ‘Bedenimiz Türk, Ruhumuz İslam’ belirleyici bir kimliktir. Bu çerçevede “Avrupalı Türk’ün ütopyası, doktrini, ideolojisi, ülküsü, kimliği ve rüyası nedir ve ne olmalıdır? Avrupalı Türklerin sosyolojik kimliği nedir? Avrupalı Türklerin siyasal hedefleri nelerdir? Avrupalı Türklerin teolojik geleceği nasıl olmalıdır? Avrupalı Türklerin bir “izm”e ihtiyacı var mıdır?  Varsa ne olmalıdır? İlk nesil sanatçılarımızın gurbet türküleri hariç, Avrupa Türklerinin Türküsünü yazan ve söyleyen olacak mıdır?” gibi sorular da cevabını aramaktadır.  

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Magazinavrupa.com
© Copyright 2013 Magazinavrupa.com. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haberler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Almanya haberleri