Fakirliğin sosyopolitiği ve göçmenlik


Bu makale 2015-05-23 05:25:16 eklenmiştir.
GÜNDEMİN NABZI - Muhsin CEYLAN

Yoksulluğun ortaya çıktığı ve yaşandığı ülkelerde bu gelişmenin faktörleri, ülkeden ülkeye değişiklik arzediyor. Federal İstatistik Dairesi'nin son rakamlarına göre, Almanya’da yoksulluk tehdidi ile karşı karşıya olanların sayısı 13 milyona dayandı. Bu da, ülke nüfusunun  yüzde 16,1'i demek. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü  (OECD) de son raporunda,  Almanya  eleştirilmiş, ekonomik canlanmadan yoksulların payına düşeni alamadığı vurgulanmıştı. OECD aynı raporunda, ülkede düşük ücretli istihdam alanları ile süreli sözleşmelerle çalıştırılanların sayısının yükselişte olduğuna dikkat çekmişti.

 

Dünyanın dördüncü büyük ekonomisi olan Almanya’da, başta çocuklar arasında yoksulluğun  her geçen gün dramatik boyutlara yükselmesi, ciddi sosyal krizlerin, kaotik gelişmelerin işareti. Bertelsmann Vakfı’nın son araştırma sonuçlarına bakıldığında, çocuklar arasında yoksulluk tehlikesi her geçen gün tırmanıyor. Devlet yardımları, bu gidişatın önlenmesinde yetersiz kalıyor. Evet, bu araştırma rakamlarına göre 15 yaşın altındaki her beş çocuktan biri yoksulluk sınırında yaşıyor. 

 

KADINLAR, ÇOCUKLAR VE EMEKLİLER FAKİRLİK KISKACINDA

Almanya’da, tüm yoksulluk araştırmalarının sonuçlarına baktığımızda, özellikle düşük ücretli işlerde çalışanların, tek başına çocuk büyütenlerin, uzun süreden beri işsizlerin ve göçmen asıllıların ya yoksul ya da yoksulluk riski ile karşı karşıya bulunduğu dikkat çekiyor. Bu gruplara bir yenisi daha eklenmiş vaziyette. Bunlar da, emekliler.

 

Geçtiğimiz günlerde Alman Sosyal Birliği (VdK) nın yaptığı açıklamada, emeklilerin normal şartlarda yaşayabilmek için küçük yan işlerde çalışmak mecburiyetinde kaldığına dikkat çekilerek, politikacılar eleştirilmiş, emeklilik politikasında paradigma değişikliği talep edilmişti. ’’Emeklilik yaşı gelip emekli olmuş insanların temel ihtiyaçlarını giderebilmek için bir, iki küçük yan işte çalışmak mecburiyetinde kalmaları, ihracat şampiyonu Almanya’ya ne kadar yakışıyor gözden geçirilmelidir’’ denilirken, toplumun alt ve orta tabakasının giderek fakirleştiğine dikkat çekilip, buna karşı köklü politika değişikliklerinin kaçınılmazlığına dikkat çekilmişti.  

 

EMEKLİ YOKSULLAR ARTIYOR

Her 6 kişiden birinin ya yoksul ya da yoksulluk sınırında yaşadığı Almanya’da, emeklilik gelirleri yetmediğinden yan işlerde çalışmak mecburiyetinde kalan 65 yaş üstü emeklilerin sayısı, 1 milyona yaklaşmış durumda.  Emeklilik maaşı yetmeyen bu yaşlılar ya çocuklarına muhtaç oluyor ya da sosyal yardım alıyor. Her geçen gün biraz daha pahalanan hayat şartları neticesinde emekli vatandaşlar; kira, elektrik ve benzeri zaruri giderlerini ödedikten sonra gıda harcamaları için para yetirememe sorunuyla boğuşuyor.

 

Bu insalar da genelde ya gazete dağıtıyor, ya AVM’lerde rafları dolduryor ya da temizlik işlerine gidiyor.  VdK Başkanı Ulrike Mascher, ‘’Kim emeklilik yaşında olmasına rağmen çalışıyorsa bunu zevk için, zaman geçirmek için değil, maddi imkansızlarını aşmak için yaptığının farkına varmak zorundayız’’ derken, politik aklın bu sürece daha fazla seyirci kalmaması konusunda uyardı. ’’Politikanın görmediği başka bir gerçek daha var ki; birçok emekli kanuni hakları olmasına rağmen utançlarından dolayı sosyal yardım müracaatı bile yapmıyorlar’’ hatırlatmasında bulunan Başkan Mascher, bu insanların yoksulluk durumları rakamlara dahil olmadığından gerçek sayıların çok daha ürkütücü olduğuna dikkat çekti.

 

Bilindiği gibi Almanya'da, ortalama gelirin yüzde 60'ından azını kazananlar, yoksulluk tehlikesi kategorisinde değerlendiriliyor. Yoksulluk tehlikesi ile en fazla karşı karşıya olan gruplara geri dönecek olursak; çoğu kadın yalnız başına çocuk yetiştirenler ve eğitim düzeyi düşük mesleksiz fertler. Yoksulluk tehlikesi ile karşı karşıya olan yeni bir üçüncü grup da emekliler.

 

FAKİRLİĞİN FİZİKİ VE ZİHNİ ETKİLERİ

Güney California Üniversitesi bilim insanları, 3 ila 20 yaş arası 1099 çocuk ile yaptıkları uzun soluklu bir araştırmada, varlıklı ve eğitimli ailelerin çocuklarının beyinleri, daha alt sosyal tabakadan yaşıtlarına göre daha büyük ve bu çocukların, zeka testlerinde daha başarılı olduklarını tesbit etmişler. Yani yoksulluk, çocukların hem fiziki hem de zihni gelişimlerinde doğrudan etken. Araştırmadan çıkan diğer bir sonuç da, sosyal çevrenin beynin erken gelişiminde büyük rol oynadığı. İyi gelirli aile çocukları ile fakir akranlarının diğer farkları ise;  özellikle konuşma ve okuma, bellek, kararlılık ve mekansal algılama becerileriymiş. Araştırma sonuçlarını yazanlardan Elizabeth Sowell, "Yaşanılan çevrede, ebeveynlerin gelir düzeyi ya da beslenme veya eğitim düzeyleri, beyin gelişimini etkiliyor" derken, ayrıca bunun çocuk, genç ve hatta orta yaşlı yetişkinler için de geçerli olduğunun altını çiziyor.

 

YOKSULLUK VE DEMOKRASİ İLİŞKİSİ

Almanya’da seçimlerde sandık başına gitmeyenlerin sayısının devamlı arttığını biliyoruz. Sandıklarda bu oy hakkını kullanmayanların arasında ise yoksulların ve eğitim düzeyi düşük kişilerin fazlalığı dikkat çekiyor. Gießen Üniversitesi'nden siyaset bilimci ve yoksulluk araştırmacısı Ernst-Ulrich Huster, ’’ İşsizlik parası veya sosyal yardım banka hesabıma geldi mi acaba?  Çocuğumun okul gezisi için gerekli miktarı nasıl denkleştirebilirim? En ucuz nereden alışveriş edebilirim? gibi sürekli sorunlarla boğuşan yoksullar, sadece gündelik problemlere yoğunlaşmak mecburiyetiyle karşı karşıya kalınca perspektif kaybına uğruyor’’ diyor.

 

Aslında özellikle fakirlerin ve sosyal açıdan dezavantajlıların bu durumlarını düzeltmek için sandığa daha ilgili davranması geliyor insanın aklına. Fakat gözlemler bunun aksini gösteriyor. Bertelsmann Vakfı’nın son araştırmalarından birinde, ‘’Yoksul kesimler özellikle siyasi alanda edilgen bir konumda ve oy verme haklarından yararlanmıyor.  Son seçimlerde oy hakkından yararlanmayan 17 milyon seçmenin önemli bir çoğunluğunun dar gelirli veya eğitim düzeyi düşük vatandaşlardan olduğu gözüküyor’’ deniliyordu.

 

FAKİRLER SANDIĞA MESAFELİ  

Araştırma sonuçlarına göre, özellikle sosyal yardıma muhtaçların yoğunlukta olduğu semtlerde, seçime katılım oranı yüzde 43’lerde gerçekleşirken, sakinleri daha yüksek gelirli mahallerde bu oran yüzde 88 civarında gerçekleşiyor. Bu rakamlar son iki genel seçimde daha net ortaya çıkmış durumda. Bertelsmann Vakfı araştırması raportörlerinden Robert Vehrkamp, ’’Sosyal açıdan zayıf toplum tabakalarında çok ciddi bir değerler değişimi dikkat çekiyor. Fakirler, sandık başına gitmeyi bir vatandaşlık görevi olarak görmüyorlar artık. Bu yoksul kesim, gerekli doktor muayenelerine bile ilgisiz davranıyor. Dolayısıyla seçim gibi nispeten soyut bir sürece katılmaları da daha zor hale geliyor’’ derken, siyasetçilere duyulan güvensizliğin artacağını, söz konusu ilgisizliğin giderek güçleneceğine dikkat çekiyor.  Toplumdaki fakir kesimin, ’’Oy kullansak ne olacak? Nasıl olsa onlar bildiklerini yapacak ‘’ diyerek, sandığa uzak durduğuna dikkat çeken Vehrkamp, yoksulların lobilerinin olmamasına buna bağlayıp bunun tam bir kısır döngü olduğunu vurgularken, ’’ "Seçimlerde oy kullanmak, siyasi katılımın en doğrudan yolu’’ hatırlatmasını yapıyordu.

 

FAKİRLİK KADER DEĞİL VE YAPILMAMALI.

Almanya’da fakirlik tehlikesiyle karşı karşıya olanların başında, toplumun en alt tabakası ve bunun da en altında bulunan göçmenler geliyor. Bu gidişatın düzeltilmesini başkalarından beklemek yerine, edilgenlikten çıkıp, etken haline gelme yoluna düşmemiz kaçınılmazdır. Buradaki hayatımızın sinir merkezine doğrudan etki eden bu fakirlik tehlikesi veya haline karşı, asla etkimizin olmadığı ve  olamayacağı mesela futbol taraftarlığı veya Türkiye’den bir siyasi particiliğimize ayırdığımız zamanın bi çeğreğini buralılığımıza ayırıp, bunun sorumluluk ve mesuliyetlerini yerine getirmeye mahkumuz. Ya mevcuda ağlayıp sızlamadan razı olacağız, ya da değişim için mecburen ayağa kalkacağız...

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Magazinavrupa.com
© Copyright 2013 Magazinavrupa.com. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haberler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Almanya haberleri