DİTİB, İGMG, VİKZ, ZMD, İR, KRM ve Almanya’da İslam


Bu makale 2015-02-04 19:32:16 eklenmiştir.
GÜNDEMİN NABZI - Muhsin CEYLAN

FORSA Kamuoyu Araştırma Enstitüsü’nün yaptığı en son anketlerden birinde, oldukça ilginç sonuçların ortaya çıktığını duymuşsunuzdur. Bu araştırma verilerine göre, Almanya’da  halk yüzde 84’lük bir oranla en çok polise güveniyor. Forsa’nın Stern dergisi için yaptığı araştırmada, 2 bin 503 deneğin kime ve neye güvendikleri konusunda görüşleri alınmış.

 

Ortaya çıkan sonuçlar ise şöyle: Halkın yüzde 84 gibi bir oranla en çok güvendiği polisi, yüzde 78 ile üniversiteler, yüzde 75 ile işverenler,  yüzde 74 ile Anayasa Mahkemesi ve yüzde 72 ile Cumhurbaşkanı’nı izlerken, Başbakana güvenenlerin oranı ise yüzde 65, Federal Ordu’ya yüzde 55, Federal Hükümet’e yüzde 52, Federal Meclis’e yüzde 50, siyasi partilere ise yüzde 23’lük gibi düşündürücü bir oran güveniyor. Halkın güveni konusunda en aşağılarda bulunanlar ise yüzde 13 ile menajerler ve yüzde 9’luk oranla reklam ajansları.

 

Forsa Müdürü Manfred Güllner’in değerlendirme açıklamasında, halkın güvenme oranlarının geçmiş yıllara göre bir değişiklik arzetmediğini bu bağlamda bir radikalleşmenin de söz konusu olmadığını, felaket senaryosu çizenlerin sundukları tabloların toplumda karşılığının bulunmadığını belirtmesi dikkat çekiyor.  

 

Anket sonuçlarının en ilginç verileri ise din alanından: Almanya’da halkın İslam ve Katolik kilisesine güvenme oranının aynı düzeyde seyretmesi ilginç bir sonuç. Deneklerin yüzde 25’i İslam’a şerhsiz güven duyduklarını bildirirken, bu oran Katolik kilisesine güvende yüzde 26.

 

Anketin en ilginç sonucu ise, Almanya Müslümanlar Merkez Konseyi (ZMD)’ye güvenenlerin oranının geçen yıla kıyasla 13 puan artarak yüzde 28’e yükselmiş olması. Bu güven oranı, Almanya’da dini hizmet veren Türkiye kökenli çatı örgütleri tarafından ne kadar görülüp dikkate alınacak merak konusu. Yapmaya çalıştıkları hizmetlere şahit olduğumuz dini çatı örgütleri bu sonuçlara göre, sadece kendi mahallelerinde bulunuyorlar demektir. Ankette esameleri bile okunmuyor.

 

Dini çatı örgütlerimizin Müslümanlar Merkez Konseyi (ZMD)’yi görmezlikten gelmeleri yok saymaları çözüm olmadığı gibi, politik ve bürokratik aklın bundan sonra ZMD’yi daha fazla muhatap ve referans alacağını bilmek için kahin olmaya da gerek yok. Bu durum dini çatı örgütleri ile ZMD arasındaki adı kon(a)mamış temsil savaşını kızıştıracak gibi gözüküyor. ZMD’yi ‘showmen’ler olarak niteleyip etkisizleştirmeye çalışmak, söylediklerinin içini boşaltma adımları çare mi onu zaman gösterecek. Showmen olarak niteleyenlerin kendileri ne kadar showmen değil, ona da bakmak lazım.

 

Evet,  Müslümanlar Koordinasyon Kurulu (KRM) ’deki, ‘’En büyük grup biziz. Müslümanları biz temsil ederiz. Sizler ise bize tabi olmak mecburiyetindesiniz.’’ yaklaşımları yakın gelecekteki tartışmaları daha da şiddetlendirecektir. Bu tür tartışmalardan dolayı ilk kurulduğu günden bu yana bir türlü çalışamayan, çalıştırılmayan ‘Benim dediğim olmazsa olmaz’ diye bloke edilen sadece sözde birliktelik KRM, ya kendine gelip tabii kulvarına girecek ya da dağılacak.

 

Bu olayın daha derin detaylarına girmeden, öznelerle ilgili söylenecekleri şimdilik mahfuz tutarak, yazımızı yaşanacakların ilk işareti olarak algıladığımız, DİYANET İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) Genel Başkanı Prof. Dr. Nevzat Yaşar Aşıkoğlu Hoca’nın düzenlediği basın toplantısındaki KRM ile ilgili, ‘’ Müslümanlar Koordinasyon Kurulu (KRM) nedir ona bakmamız lazım. KRM, bir karar alma, muhataplık özelliği olan bir mekanizma, oluşum mu,  yoksa sadece istişare yapılan bir birliktelik midir?’’ cümlesiyle bitirelim.

 

DİTİB, İGMG, VİKZ, ZMD,İR, ve KRM eksenli derin rekabetlerin hamuru daha çok su kaldıracak. Bilhassa okullarda İslam Din Dersi, İslam’ın din olarak tanınması, radikalleşmeye karşı önlem tedbirleri plan, projeleri ve Sosyal Hizmet verebilme yetkisine ulaşmada daha çok sabır ve nesnel tartışmalara ihtiyaç gözüküyor. Bu arada, Başbakan Sayın Merkel’in, ‘İslam da Almanya’ya aittir’ açıklamalarını ve bunun birlikte yaşamda bulması gereken karşılıkları da düşünsek derim. Dananın kuyruğunun, bu konudaki muhataplık görüşmelerinde kopma ihtimali çok yüksek. Bunu da nereden mi çıkarıyoruz? Çok basit. Bunun için ince startejist olmaya da gerek yoktur. Yeterki resimleri doğru okuyalım: Yaşanacakları Brandenburger Tor’da yapılan PEGİDA’ya karşı etkinlikdeki politik, bürokratik ve siyasi katılıma, öznelere bakanlarımız görecektir... 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Magazinavrupa.com
© Copyright 2013 Magazinavrupa.com. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haberler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Almanya haberleri