Seçim sonuçları ve gerçeklerle yüzleşmek!

Seçmen, sandıkta sözünü söyledi. Partilerin ve adaylarının perçemleri kesilip kucaklarına düştü.
Bu makale 2014-06-05 01:29:42 eklenmiştir.
GÜNDEMİN NABZI - Muhsin CEYLAN

25 Mayıs’ta, mahalli seçimler, Avrupa Parlamentosu (AP) ve Uyum Meclisleri için sandığa gittik. Partilerin ve adaylarının perçemleri kesilip kucaklarına düştü. Almanya’daki AP seçimlerinin galibi, yüzde 2,6’lık oy kaybına rağmen yüzde 35,3’le Hıristiyan Birlik Partileri (CDU/CSU) oldu. Sosyal Demokrat Parti (SPD) ise yüzde 6,5’lik oy artışıyla yüzde 27,3’e yükseldi. AB karşıtı söylemleri ile tanınan göçmen düşmanı aşırı sağcı, sağ populist partiler, katılımın 48,1 olduğu seçimlerde ilk defa meclise girdi. Seçmen, ekonomik kaygılarını sandığa yansıtarak, aşırı sağcı ve sağ popülist partileri AP’ye göndererek, merkez partilerine ciddi bir uyarıda bulundu.

 

Başbakan Merkel’in AB Komisyonu Başkanı adayı Lüksemburg’en eski Başbakanı Jean Claude Juncker. Bu ismi ne zaman duysam aklıma; ‘Kohl’ün çanta taşıyanı, çantacısı’ cümlesi geliyor ister istemez. Büyük Koalisyon ortağı SPD’nin adayı ise Martin Schulz.  AB’nin Komisyon Başkanı konusunda gelecek ay sonuna kadar karar çıkması zor gibi gözüküyor. Bu kararda,  Almanya’daki büyük  koalisyon modelinin AP’ye taşınması bizleri şaşırtmamalı.

 

Eyaletimiz genelindeki yerleşim merkezlerinden 101’indeki Uyum Meclisi seçimlerinde ise, 1,2 miyon seçmenden 2010 senesindeki kullanılan 130 bin oy, 2014’de, 277 bine çıktı. 3 bin 700 adayın yarıştığı bu seçimlerde, eski katılım oranı yüzde dört oranında artarak, yüzde 14 olarak gerçekleşti. Yeni seçilenlerin hepsine başarılar dilerken, toplum için hayırlı icraatlara imza atmalarını bekliyoruz.

 

AP seçimleriyle aynı gün Almanya’nın on eyaletinde yapılan yerel seçimlerden biri de, eyaletimiz Kuzey Ren Vestfalya’daydı. NRW yerel seçimlerinde, SPD, belediye başkanlıklarını muhafaza ederek, yüzde 29.4’lük oyla birinci, CDU 27.2 ile ikinci, Yeşiller yüzde 19.5’le üçüncü parti olurken, Sol Parti yüzde 7, FDP yüzde 5.1, AfD yüzde 3.6 oy aldı.

 

17,44 nüfuslu NRW’de, 4,26 milyon göçmen asıllı yaşıyor. Bu da eyalet sakinlerinin yüzde 25’ine tekabül ediyor. NRW’deki mahalli seçimlerde SPD, sahip olduğu belediye başkanlıklarını korudu. Ciddi herhangi bir sürpriz yaşanmadı. İkinci tura kalan 41 Belediye Başkanı seçimlerinden de kayda değer bir değişiklik beklenmiyor. Esas sürpriz; aşırı şağcı ırkçı, populistlerin toplam 45 üyeyle birçok yerleşim merkezi belediye meclislerine girmiş olması. Duisburg ve Dortmund başta, NRW eyalet meclis çalışmaları çok ciddi gürültülü geçeceğe benziyor. Provokasyonlara karşı dikkatli olup, oltalara takılmamak lazım.  

 

Eyalet nüfusunun dörtte birini göçmen asıllıların oluşturduğu NRW’de, mahalli seçimlerdeki adaylara bakıldığında; bu oranı, bırakın seçilecek sıraları, listelerin genelinde bile göçmen asıllı yeni yerlileri toplumdaki oranlarına göre görmek, maalesef gerçekleş(tiril)medi. Büyük merkez partiler, toplumdaki demografik yapıyı, siyasi aktörlük katlarına taşımakta oldukça hantal, realiteye uzak ve acayip tutucu. Bu üst perdenen, tepeden bakmayı terketmeyen merkez partiler, gidilecek her seçimde kan kaybetmeye devam edecektir. Bu gidişatta, aşırı sağcı, ırkçı populist partilerin işine yarayacaktır. Toplumun demografik yapısının kamuya ve siyasete taşınamadığı Almanya’da, bunun başlıca ana sorumluları, merkez partilerdir.

 

Biliyorum; partilerdeki asli Alman kastını kırmak dıştan çok kolay değil. Ahbab-çavuş ilişkileriyle politikaya taşınanların üzerinde durmaya gerek yok. Toplumda reel karşılığı olan partililerin önünün açılmasından bahsediyorum. Bunu bizzat partinin içindeki ileriyi gören, vicdan sahiplerinin ve politik aklın yapması lazım. Yaldızlı sözlerle, kulağa hoş gelen süper paketlenmiş ifadelerle ileriye gidilemeyeceğini görmek için politoloji, sosyoloji okumuş olmak gerekmiyor. Mevcudun sürdürülmesi, yani; idare-i maslahat, merkez partilerin dışında herkese yarıyacaktır. Partiler olarak sunduklarımız, vatandaşlar olarak da katılımlarımız noktasında kendimizle yüzleşmeye mahkumuz. Uyum Meclisleri de, ya meşguliyet ve arka bahçe olarak görülmekten, görünmekten ve olmaktan çıkarılıp, şehrin diğer komisyonları gibi aynı haklarla donatılmalı, ya da bu uygulamadan vazgeçilerek, yeni yerlilerin aldatılmasına son verilmelidir.

 

Aslında layıkıyla tartışmaktan itinayla kaçınılan, hep ‘ama’larla başlayan cümlelerle tali yollara şuurlu bir şekilde yönlendirilen can yakıcı bu iki konunun detaylarının;  başka bir yazının konusu olduğunu hatırlatıp, acilen hepimizin terketmesi gereken bu politik ikiyüzlülükle ilgili söylenecek çok sözün olduğunu da belirtelim...

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Magazinavrupa.com
© Copyright 2013 Magazinavrupa.com. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haberler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Almanya haberleri