Evlat ve kardeş katliyamının izahatı olmaz


Bu makale 2014-02-14 15:02:02 eklenmiştir.
HUKUK KÖŞESİ - Av. Oğuz SARIKAYA

Evlat ve kardeş katliyamının izahatı olmaz

Sevgili okurlar, Osmanlı Tarihine "Muhteşem Yüzyıl" dizisi başlamasından sonra merak görünür bir şekilde artı. 6 Yüzyıl süren osmanlı döneminde mutlaka güzel ve onur verici işler yapılmıştır. Buna kimsenin itirazı yoktur. Fakat osmanlı dönemi´nin utanılacak hususlarını´da görmemezlikten gelmemek lazım.

Bugün bir aile şirketi düşünün. Şiketin başındaki babanın 3 oğlu var. Herbir oğlu´nun 2´er evladı var. Baba birgün ölüyor ve şirketin başına en büyük oğlu geçiyor. O dönemin sözde alimlerinin ve din adamlarının rıza gösterdiği meşhur Fatih kanundamesinde Nizâm-ı Âlem için kardeş katli meselesi ile ilgili maddesi olan

 

‘‘Ve her kimesne evlâdımdan saltanat müyesser ola, karındaşların Nizâm-ı Âlem için katl eylemek münasiptir. Ekser ûlema dahi tecviz etmiştir. Anınla amil olalar’’

 

hükmüne göre şirketin başındaki kardeşin hem diğer kardeşlerini hemde yeğenlerini katletmesi hem kanunen hemde dinen münasip görülecek. Bunu akli selim olan, biraz vicdanı olan ve en önemlisi kendisine müslümanım diyen hiç bir kişinin uygulamayı bırakın aklına gelmesi mümkün değildir.

Günümüzde bile bazı Prof. lar çıkıyor bu uygulamayı savunuyor. Bir bebeğin, üç beş yaşında çocuğun bile katlini yüzleri kızarmadan savunanlar var. Bu hususda aklıma gelen tek bir cümle; taze beğinleri Üniversitelerde hangi zihniyetlere emanet edilmiş olmasıdır. Beşikteki bebeğin katledilmesini büyük bir keyifle anlatan Prof. ların aklından süphe etmek ayıp olmasa gerek. Hangi aklı başında vicdan sahibi müslüman bir baba evladının canına kıyabilir? Bunun saltanatla ve devletin güvencesiyle izahı olmaz. Hele hele o dönemin "din adamlarının onayıyla" bu katliyamların yapıldığını söyleminin arkasına saklanmakla hiç olmaz. Ben bir baban´nın Beşikte masum evladını öldürmesine fetfa vereni müslüman kabul etmem. Kendini savunamayan bir bebeğin katlinin münasipliği islamla uzaktan yakından alakası yoktur.

Başka bir arguman olarakta dönemin en büyük hukukçuları´nın bu katliamlara onay verdikleri yöndedir. Astığım astık kestiğim kestik edasıyla hükümdarlığını sürdüren bir Padişaha bir hukukçu ne diyebilirdiki. Günümüzde bile diktatörlüklerde kanunlar, mahkemeler vs. mevcutur. Kanunlar diktatörün izin verdiği çerçevede işler. Osmanlıda´da durum farklı değildi. Hal böyleyken zamanın kadılarını referans göstermek ne kadar doğru olur, sizlerin taktirine bırakıyorum.

 

Av. Oğuz SARIKAYA / Köln

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Magazinavrupa.com
© Copyright 2013 Magazinavrupa.com. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haberler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Almanya haberleri