Büyük Koalisyon ve Beklentilerimiz


Bu makale 2013-12-20 16:55:34 eklenmiştir.
Şefik KANTAR

Almanya’nın beklediği Büyük Koalisyon uzun süren müzakerelerden sonra kuruldu ve görevine başladı. Ülke bu yıl havasına daha erken girdiği Noel’e ve 1914 yılına yeni ve sayıca güçlü bir hükümetle giriyor. 

İlk bakışta başkanlığını Sigmar Gabriel’in yaptığı Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD) Hıristiyan Birlik Partileri’nden (CDU-CSU) hem bakanlıkların dağılımında hem de koalisyon protokolünde önemli tavizler kopardığını gösteren emareler bir hayli fazla. Ancak Angela Merkel’in şimdiye kadar –SPD de dahil- koalisyon yaptığı tüm ortaklarını bitirdiğinden(!) hareketle ihtiyatlı olmak gerektiğini düşünenlerin sayısı bir hayli fazla.  

Büyük Koalisyon, Almanya’da yaşayan Türkler tarafından da merakla beklenmekte idi. Bu seçim döneminde daha organize bir görünüm sergileyen Türk Sivil Toplum Kuruluşları, mihenk noktasını çifte vatandaşlığın yeniden ihdasının oluşturduğu bir dizi talepte bulunmuşlardı. Koalisyon görüşmeleri yapılırken de en çok beklenti, çifte vatandaşlık konusunda oldu. Son anda Protokol’e sokulan bir parağrafla, bu yöndeki istekler karşılanıyor göründü. Ancak, açıkça görülmektedir ki, Koalisyon Protokolü’nde çifte vatandaşlık hakkı flu bir şekilde, zamanı belirsiz ve kapsamı çok dar bir halde ele alınmaktadır.

Buna rağmen Almanya’daki Türkler, hükümeti her fırsatta hem bu sözün yerine getirilmesi için hem de kapsamının genişletilmesi için sürekli sıkıştırmak zorunda. Tabii, kazanılmış ekonomik hakların muhafazası, sosyal hakların genişletilmesi, politik katılımın artması, yabancı düşmanlığına, ırkçılığa ve neo-nazi saldırılara karşı güvenlik, yükselen islamofobik akımlara karşı mücadele, eğitimde fırsat eşitliği, anadil eğitimi, meslek eğitimi, üniversite tahsili, staj yeri bulabilme, eğitim sonrası dönemde karşılaşılan eşitsizliklerin giderilmesi, kadınlara yönelik baskılarla mücadele, işyerlerindeki ayrımcılığı azaltma, işsizlere ve emeklilere daha insanca hayat şartları sunulması gibi bir çok konuda yapılması gereken çalışmaları göz ardı etmeden, unutmadan.

Hükümet kuruluşunda Türk kökenli politikacılardan Aydan Özoğuz’un SPD listesinden kabineye girişi, Türklerde ayrı bir heyecana vesile oldu. 52 yıllık Almanya maceramızda ilk defa Türk kökenli birisi Federal hükümette yer aldı. Göç ve Uyumdan Sorumlu Devlet Bakanı görevine getirilen Özoğuz, politik geçmişi itibarı ile güven telkin eden bir şahsiyet. Bu da kendisinden beklentilerin artmasına yol açıyor.

Özoğuz’un başarılı olup olamayacağını ve hükümetin yabancılarla bilhassa Türklerle ilgili dar kapsamlı vaadlerinin alanlarını genişletip genişletmeyeceğini zaman gösterecek. Kabinede çifte vatandaşlığı sonuna kadar savunan Gabriel ve Özoğuz gibi bakanlar olmakla birlikte, hükümete CDU ve CSU listelerinden giren ve neredeyse ömürlerini çifte vatandaşlığa karşı mücadeleye adamış bakanlar da mevcut.

Bu ülkede, eşit hak talebindeki yabancılar olarak gündemi sadece çifte vatandaşlık konusu ile tıkayıp diğer problemlerimiz ve taleplerimizi uyumaya bırakmamalıyız. Almanya’yı Avrupa’da ve Dünya’da daha ileri bir noktaya götürmek gaye ve iddiasıyla kurulan hükümetin icraatları, bizleri de aynı şekilde ileri götürebilmelidir. Bunun en önemli ön şartı, politik alanlardaki beklenti çıtamızı yükseltmek ve taleplerimiz konusunda tavizsiz davranmaktır.

Ekonomik, sosyal, siyasi, dini, kültürel haklarımızın yılmaz savunucusu ve takipçisi olduğumuz müddetçe başarı elde edebileceğimiz açıktır. Demokratik olmakla övünen Batı ülkelerinin en önemli açmazlarından birisi, sıradan insani hakları bile ancak uzun süren mücadeleler neticesinde vermeleridir. Bu nedenledir ki, çifte vatandaşlık vaadinde bile, yıllarca bu ülkeye hizmet etmiş, Almanya’nın tekrar ayağa kalkmasında rol oynamış birinci ve ikinci nesilden insanlarımıza çifte vatandaşlık hakkını layık görmemektedirler. Almanya’da doğup büyüyenlere de, sadece kapsamı belli olmayan hakların verilebileceğinden bahsetmektedirler. 

 

Bu durumda, vaadlerin boş olmaktan çıkmasını sağlamak yine bizlere kalmaktadır. Bizleri, Almanya’daki haklarımızın köklü hale gelmesi için yılmadan, usanmadan uzun vadeli bir mücadele beklemektedir. Gelecek dört yılın sonunda inşallah bu günkünden daha kötü bir noktada olmayız.

Şefik Kantar

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Magazinavrupa.com
© Copyright 2013 Magazinavrupa.com. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haberler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Almanya haberleri