Türkiye ana kadrodan çıkarılıyor mu?


Bu makale 2013-08-01 21:29:45 eklenmiştir.
Şefik KANTAR

Son birkaç aydır yaşanan çalkantılara bakıldığında şu veya bu anlamda Türkiye’nin önemli bir dönemeçte olduğu görülüyor. Yurt içinde, bilhassa üst üste yaşanacak üç seçimin de etkisiyle kartlar yeniden karılıyor, taraflar yeniden belirleniyor, siyasi yelpaze yeniden şekilleniyor.

Siyasi, ekonomik, dini ve kurumsal güç odakları başlayacak yeni dönemde kendilerine daha muhkem bir mevzi elde etme gayreti ile amansız bir mücadele içerisindeler. Siyasi arenada bu mücadelenin daha ziyade iktidar partisi içinde ve çevresinde yaşandığı gözden kaçmıyor. Muhalefetin güçsüzlüğü ve iddiasız oluşu, her şeyin iktidar partisi çevresinde yaşanacağı varsayımı ile birleşince iktidar çok yönlü bir muhasaranın ve mücadelenin alanı haline geliyor.

Son ayların gündemine damgasını vuran Gezi hadiseleri, Anayasa çalışmalarına yeniden ivme kazandırma çabaları, nerede, nasıl biteceğini kimsenin kestiremediği Barış Süreci, Cumhurbaşkanlığı seçimi nedeniyle parti içerisinde giderek daha belirginleşmeye başlayan iktidar mücadelesi, artık fitne odaklarının bir temennisi olmaktan çıkıp siyasi arenanın bir realitesi haline gelen parti-cemaat (hizmet) çekişmesi, bir kısım liberalin iktidara yıllardır verdikleri desteği çekmeleri, ekonomi dünyasında bir anlamda ‘alarm zili’ denebilecek çalkalanmalar ile buna bağlı operasyon görüntüsü veren şirket denetimleri ve bunlara eklenebilecek tüm gelişmelerin Ak Parti ve Recep Tayyip Erdoğan etrafında sergilenen bir iktidar mücadelesi oyunu olduğu açıkça görülmekte.

Muhalefetin tüm bunlarda süreçlere dahli, günlük olarak yapılan periyodik şablon itirazlar, parti tabanlarını zinde tutmaya yönelik cılız mesajlar, halka güven telkin etmeyen çıkışlar ve içerikten yoksun alternatif program arayışları ötesine geçememektedir. Muhalefetin zafiyetiyle iktidarın gücünü orantısızca kullanma yönündeki kararlılığı, muhalif çevrelerde giderek kine ve düşmanlığa dönüşebilecek bir ezikliğe yol açarken, iktidar çevrelerinde de çoğunluk gücünü demokrasinin çizdiği sınırları aşar şekilde kullanma eğilimine sevk etmektedir. 

Bilhassa her güçlü iktidarın çevresinde oluşması gayet normal görülebilecek ‘nemalanan çevreler’in, bir eli yağda bir eli balda, muktedir konumlarını sürdürebilmek için hükümet eden çevrelerin görüş ve inisiyatiflerini de aşar tarzdaki uygulamaları, gün geçtikçe daha çok dikkat çeker, tepki toplar hale gelmektedir. Ancak, klasik siyasi tabirle iktidara ‘ciddi bir alternatif olmayışı’ kavga ve çekişmelerin iktidar-muhalefet ekseninde yürütülmesinden ziyade iktidarı oluşturan dinamikler arasında cereyan etmesine vesile olmaktadır.

Gelinen noktada siyasi güçler, ekonomi dünyasının duayenleri, etnik merkezler, sivil toplumcu odaklar ve siyasi hayatımızın artık kanıksanmayan bir belirleyicisi durumuna gelen cemaatler, 2023’e doğru hızla giden Türkiye’de acımasız bir bilek güreşine tutuşmuşlardır. Herkesin duygu, düşünce ve konumuna göre bir sonuç tahmininde bulunabileceği bu mücadele, Türkiye’nin belki de yüz yıllık geleceğini belirleyecek bir öneme sahiptir.

Böylesine önemli bir dönemeçte ‘dış güçler’ diye tabir edilen odakların oyunun dışında kalabilmesi mümkün değildir. O nedenle dikkat çekici bir şekilde son dönemde ABD, AB ve Orta Doğu’lu güçlerin Türkiye konusunu yeniden ve değişik bir bakış açısıyla ele aldıkları, adeta Türkiye’yi ana oyun kadrosundan çıkardıkları görülmektedir. Dünya’yı yöneten ve yönlendiren konumdaki düveli muazzama, Türkiye’ye ve iktidardaki Ak Parti’ye on yıldır verdiği desteği artık açıkça geri çekmeye başlamıştır. Türkiye’de alternatif konumunda gösterilebilecek bir muhalefet veya başka bir siyasi oluşum bulunmadığı için bu tavır kendisini her alanda R. Tayyip Erdoğan’ı hırpalama şeklinde tecelli etmektedir.

 Siyasi akıl bize, Gezi olayları ile Mısır’ın, Suriye ile Somali saldırısının, Obama’nın tavrı ile Merkel’in açıklamalarının birbiriyle tamamen alakalı, birbirini tamamlayan ve R. Tayyip Erdoğan’ın şahsında Türkiye’yi yeniden çok yönlü istikrarsızlığa sürükleyecek adımlar olduğunu söylemektedir. 

Bu gelişmeler en önce, kendisine sunulan desteği ‘ABD ve AB bölgede istikrarlı bir Türkiye ister’ tezini diline pelesenk eden, Batı’nın istediği Türkiye’nin kontrol edilebilir bir Türkiye olduğunu kavrayamayan iktidarı şaşırtmıştır. Arap Baharı sürecinde takındığı tavrın, Batı’nın beklediği tavır olduğunu zannederek alkış ve destek bekleyen Türkiye, tüm Dünya’nın Barış Süreci’ni şenliklerle karşılayacağı tahminlerinde de yanılmıştır. 

Hükümet çevrelerindeki yaygın kanaat Gezi hadiseleri nedeniyle başlatılan ve devam ettirileceği görülen uluslar arası tepkilerin, Türkiye’de demokrasinin yerleşmesi ve gelişmesinden ziyade Türkiye’nin bölgesinde attığı ekonomik ve siyasi adımlarla ilgili olduğudur. Bu noktadan hareketle, aynı çevrelerin geçmişteki uygulamalara verdikleri tepkilerin yeniden gözden geçirilerek değerlendirilmesi, demokrasi adımı diye Batı tarafından çokça alkışlanan bazı kararlarda ileride ayağımızı bağlayacak unsurlar bulunup bulunmadığının tespiti gerekmektedir

Yol ayrımındaki Türkiye’nin akibetinin ne olacağı bir-iki yıl içerisinde yaşanacak mücadelelerde gizlidir. Konu, kişilerden ve partilerden, kurum ve kuruluşlardan ziyade Türkiye’nin varlığı, yokluğu, huzuru, mutluluğu meselesidir. Bu durumda herkese düşen görev, iç siyasi mücadeleyi demokratik işleyişin sınırlarını zorlamadan, sertçe de olsa centilmenlik, olgunluk, iyi niyetlilik ilkelerine riayet ederek yapmak; dışarıya dönük kavgaları da Türkiye’nin istikbale matuf hedef ve gayelerini müşterek bir milli siyaset haline getirmek suretiyle milletçe yekvücut olarak vermektir. 

Canımızı acıtan bir sürü olumsuzluğa rağmen gelecek nesillerimiz için bunu gerçekleştirebilecek ferasete sahip olduğumuza inanıyorum.    

Şefik KANTAR

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Magazinavrupa.com
© Copyright 2013 Magazinavrupa.com. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haberler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Almanya haberleri