DİTİB, nereye?


Bu makale 03 Mart 2012, Cumartesi 14:00:46 eklenmiştir.
Şefik KANTAR

Merakla beklenen Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) Genel Kurulu 26 Şubat tarihinde Köln’de yapıldı. Genel Kurul delegeleri beklendiği gibi, DİTİB Başkanı Prof. Dr. Ali Dere ve DİTİB Stuttgart Bölge Başkanı Erdinç Altuntaş hariç eski yönetim kurulunu tasfiye etti. Delegeler böylece bir hayli spekülasyona açık gelişmenin yaşandığı geçmiş dönemin sorumlusu saydığı kişilere karşı açık bir tavır koydu, kıran kırana geçen kulis savaşlarından yeni bir kadro ortaya çıktı.

Yeni yönetim kurulu üyeleri kamuoyunca pek tanınmayan, ancak DİTİB içerisinde bilinen kişilerden oluşuyor. Bulundukları konum ve görevleri itibariyle Başkan Prof. Dr. Ali Dere’nin birlikte rahatça çalışabileceği bir kadro göreve geldi. Geçmiş dönemde yaşananların ardından iş başına gelen her yönetimin başarılı görülebileceğini var saymak mümkün olmakla birlikte, yeni yönetimi çok zor bir dönemin beklediği açıktır.

Köln’de yapımı süren Merkez Camii yanında, İslam Din Dersleri, Türkçe Dersleri, Müslümanların temsili, okul dışı eğitim, İslamofobia, yabancı düşmanlığı, cami yapımları, islami kuruluşlar arasındaki işbirliği, gençlik, kadın, çocuk, yaşlı ve emeklilere dönük çalışmalar, kültürel faaliyetler, uyum çalışmaları, eyalet örgütlenmeleri, DİTİB’in yeniden yapılandırılması gibi bir çok problem ciddiyetle ele alınıp çözüm beklemektedir. Bu anlamda yeni yönetim, DİTİB’in nasıl bir kritik noktada bulunduğunun bilinciyle hareket etmek zorundadır. Savsaklanan kararlar, atılacak yanlış adımlar sadece kurumu zor durumda bırakmayacak, Almanya’daki Müslüman Türk toplumunun geleceğine ilişkin vebali ve yükü de görev alan yöneticilerin omuzlarına yıkacaktır.

Genel Kurul’un hemen akabinde, Merkez Camii inşaatında düğümlenen problemlerin aşılması yolunda atılan hızlı adımlar ümit vermekle birlikte, yeni yönetimi nelerin beklediği ve DİTİB’in acilen neler yapması gerektiği hususundaki düşüncelerimizi kamuoyu ile kısaca paylaşmak istiyoruz.

Başarının yolu, öncelikle DİTİB ve yan kuruluşlarda huzurlu bir çalışma atmosferinin sağlanmasından geçmektedir. Kurum içerisine sinmiş dedikodu, tezvirat, çekememezlik, jurnalcilik, adam kayırma, gruplaşma gibi iş huzurunu yok eden zehirli ortamın düzeltilmesi için acil bir program yapılmalı, insanlardaki amatör hizmet ruhu canlandırılmalıdır. Bu maksatla tam bir şeffaflık anlayışına dönülmeli, kafalardaki istifhamların giderilmesi için cadı avı görüntüsü verilmeden son dönemin objektif bir değerlendirilmesi yapılmalı, cami inşaatındaki maliyet yükselmeleri, DİTİB’in kasasının bir sene arayla iki kez soyulması gibi kamuoyunun kafasını bulandıran sorular cevaplandırılmalıdır.     

Yıllık faaliyet programı çerçevesinde yapılacak dini, sosyal, kültürel, sanatsal ve sair çalışmalar üyeler ve kamuoyu ile düzenli paylaşılmalı; bilhassa DİTİB’in Türk ve Alman kamuoyunda imajının oluşmasında önemli yer tutan uyumla ilgili çalışmalar, kültür ve eğitim faaliyetleri, seminer, konferans ve açık oturumlar düzenli hale getirilmelidir.

Gençlere yönelik faaliyetlerin ve sportif çalışmaların günün şartlarına göre planlanarak uygulanması yanında, kadınlara yönelik çalışmaların çeşitlendirilerek yeniden ihyası gerekmektedir. Yönetim Kurulu’na yeniden bir bayan üyenin seçilmesi bu bakımdan yararlı olmuştur kanaatindeyiz.

Yeni Yönetim’in öncelikli görevleri arasında; eyalet yapılandırmalarının sağlamlaştırılması, bağlı dernekler nezdinde güven tazelenmesi, kurumun çağın gereklerine göre reorganizasyonunun nasıl olacağının tespiti, Cenaze Fonu, DİTİB-ZSU, FOREGE vs gibi yan kurumların güçlendirilmesi ve faaliyet alanlarının çeşitlendirilmesi, T.C. Berlin Büyükelçiliği ve konsoloslukların Din Ataşelikleri dışındaki birimleri ile de daha sıkı bir işbirliğinin sağlanması, Türk kamuoyu nezdinde bozulan imajın düzeltilmesi, Alman medyası ile ilişkilerin yeniden sağlıklı ve verimli hale getirilmesi, diğer Türk ve Müslüman kuruluşlarla ilişkilerin tamiri gibi bir çok konunun olacağını sayarsak, kendilerini nasıl bir yükün beklediğini kısaca göstermiş oluruz.

Çok ağır bir yükün altına giren yeni yönetim çalışmalarını, atılacak her adımın DİTİB’in ve Almanya’daki Müslüman Türk toplumunun kaderi ile yakından alakadar olduğu, bu nedenle dünyada ve ahirette vebalinin olduğu anlayışı ile sürdürmek zorundadır.

Bu vesile ile, başta Prof. Dr. Ali Dere olmak üzere yeni yönetimde görev alanları tebrik eder, başarılı bir çalışma dönemi temenni ederim.

Şefik KANTAR

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Magazinavrupa.com
© Copyright 2013 Magazinavrupa.com. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haberler alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Almanya haberleri