ZEKERIYA KURSUN (ISTANBUL-DHA)

Barış Pınarı Harekatı’nı ve bu süreçte Türkiye, Amerika, Rusya ilişkilerini değerlendiren Tarihçi Zekeriya Kurşun, “Türkiye PYD-YPG’nin uluslararası bir terör örgütü olduğunu iki büyük güce tescil ettirmiştir” dedi. Kurşun ayrıca bölgede yeni bir yapılanmanın mümkün olmayacağını da kaydetti.

Barış Pınarı Harekatı ABD ile Ankara, Rusya ile Soçi mutabakatının imzalanmasıyla sonuçlandı. İlk mutabakat sonucunda ABD, Resulayn ve Tel Abyad’ın Türk Ordusu’nun kontrolüne geçtiğini kabul etti. Soçi Mutabakatı ile Rusya ise, YPG’yi Türkiye sınırından 30 kilometre aşağıya çekmeyi üstlendi.

Orta Doğu’daki son gelişmeleri, Türkiye, Amerika ve Rusya üçgeninde yaşananları değerlendiren Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Tarih Bölümü Başkanı ve  Ortadoğu ve Afrika Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Zekeriya Kurşun, “Bugün yaşadığımız sorunların büyük bir kısmı 2003’te Irak’ın işgali ile başlamıştır. ABD o bölgede vekalet savaşlarını başlatmıştır. Nitekim bütün bu sürecin sonunda DEAŞ ortaya çıkmıştır. DEAŞ ortaya çıktıktan sonra onun karşısında kendisini temsil edebilecek bir başka vekil aramaya başlamıştır. O vekil de büyük ölçüde PKK’nın uzantısı olan PYD-YPG güçleri olmuştur. Bozulmuş olan bir bölge istikrarının yanında Amerika’nın güçlü bir şekilde desteklediği bir grubun sınır boylarında yer alması elbette Türkiye için büyük bir problemdi. Daha önce Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı operasyonlarından sonra Türkiye ABD ile sürdürdüğü uzun pazarlıklar sonucunda maalesef istenilen sonucu alamadığı için doğrudan yeni bir askeri harekata girişmiştir” dedi.

“ABD’NİN SÜPER GÜÇ OLMA NİTELİĞİ YARA ALMIŞTIR”

Barış Pınarı Harekatı’nın üstünden çok kısa bir süre sonra dünya için çok önemli ve ilginç bir gelişme olduğunu kaydeden Zekeriya Kurşun, “Bu coğrafyada ABD’nin süper güç olma niteliği yara almıştır. NATO tamamen kendisini sorgulanacak hale getirmiştir. Çünkü Türkiye-Suriye sınırı esasında NATO’nun sınırıdır. NATO bölgesini koruması gereken NATO ordusu ortada gözükmemiştir” ifadelerini kullandı.

“HAREKAT YAPILMASAYDI TÜRKİYE’Yİ OYALAMAYA DEVAM EDECEKLERDİ”

“Burada iki önemli mutabakat sağlanmıştır. Bu iki mutabakatın oluşması Türkiye’nin sahada büyük ölçüde kararlılık göstermesine bağlı. Türkiye sahada kararlılığını göstermiş olmasaydı eski pazarlıklar aynı tarzda sürecek ve ABD’nin, Avrupa ülkelerinin hatta Rusya’nın Türkiye’yi oyalaması devam edecekti” diyen Kurşun, “Her iki mutabakat da Türkiye için ciddi kazanımlar sağladı. Hatta bir noktada diğer ülkeler için de kazanım sağladı. Sorunu bitirmedi, ilk etapta Türkiye’nin sınır güvenliğini sağladı. Ama PKK’nın uzantıları olan grupları ortadan kaldırmamıştır. Üstelik onları yine 32 kilometre aşağıda ABD’nin onlara verdiği donanımlarıyla bir yere konuşlandırmıştır. Dolayısıyla bu sürecin daha iyi takip edilmesi gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.

“RUSYA BÜYÜK BİR BAŞARI ELDE ETTİ”

Rusya’nın büyük bir başarı elde ettiğini söyleyen Kurşun, “Rusya o bölgeden çıkartılmak isteniyordu. Rusya’nın o bölgeden çıkartılması halinde 2. Dünya Savaşı’ndan sonra başlayan soğuk savaşın biteceği varsayılıyordu. Tam aksine Rusya o bölgeye daha fazla yerleşti. Rusya’nın o bölgeye yerleşmesi her ne kadar bugün müttefikimiz olsa da gelecek açısından Türkiye’nin menfaatlerini engelleyecek bir güç olarak varlığını sürdürecektir. Türkiye PYD-YPG’nin uluslararası bir terör örgütü olduğunu iki büyük güce tescil ettirmiştir. Bunlar üzerinden bölgede yeni bir yapılanmanın mümkün olmadığını ortaya koymuştur. Türkiye şimdilik sınırlarını güvenlik altını almıştır. Eğer Türkiye başarabilirse bir milyondan fazla göçmeni bu bölgelere yerleştirmesi halinde hem iç meselelerde rahatlama olacak hem de o bölgeyi oluşacak yeni yapıyla daha güvenlikli bir geleceğe hazırlamış olacaktır” dedi.

DHA