Çin’in eleştirilen ‘Sosyal Kredi Sistemi’nin bir benzerinin Amerikalı teknoloji şirketleri tarafından da kurulmakta olduğu belirtildi.

Fastcompany.com’da konu ile ilgili yayınlanan değerlendirmede, Çin’de özellikle teknolojik araçlar ve sosyal medyadan toplanan verilerle vatandaşların yaptıkları davranışlara göre ceza ya da ödüller aldıkları hatırlatıldı. 

Fastcompany.com benzer bir sürecin sessiz sedasız birçok Amerikalı şirket tarafından da uygulamaya konulduğunu belirtti. 

SİGORTA ŞİRKETLERİ

Çin’de 2014’ten bu yana işletilen ‘sosyal kredi’ mantığını ilk benimseyen sigorta şirketleri oldu. New York Eyaleti Finansal Hizmetler Departmanı, bu yılbaşında sigorta şirketlerinin, müşterilerin ödeyeceği primleri hesaplarken sosyal medyada gerçekleştirdikleri paylaşımları baz alabileceğini açıkladı. 

Örneğin, bir sigorta müşterisi hayat sigortası poliçesini imzalarken tehlikeli sporlar yapmadığını beyan etmesine rağmen sosyal medyada ekstrem sporlar yaparken paylaşımlar gerçekleştirirse, şirket sosyal medyadaki delilleri geçerli kabul edip daha yüksek primler talep edebiliyor.

KİMLİK TEYİT SİSTEMLERİ

Sosyal kredi mantığının Çin dışında bir diğer önemli temsilcisi kimlik teyit sistemleri. Özellikle restoran, bar ve otel gibi işletmelerde kullanılan bu sistemler müşterilerin gerçek kimliklerini beyan edip etmediklerini kontrol ediyor.

Böylece müşterinin gerçekten reşit olup olmadığı, daha önce benzer tesislerde olay çıkartıp çıkarmadığı vb. tespit edilebiliyor. Bu tarz sistemleri kullanan işletmeler bir veri havuzu oluşturup mekânlara zarar verebilecek müşterileri önceden engelleme yoluna gidebiliyor. Hangi davranışların zararlı sayılacağı ve ne tarz yaptırımlar uygulanabileceği tamamen bu sistemleri kullanan işletmeler tarafından belirleniyor.

PAYLAŞIM EKONOMİSİ

İnternet üzerinde çalışan ev, oda ve araç paylaşım sistemleri seyahat etmeyi kolaylaştırsa da sosyal kredi mantığının yayılması olgusunu da beraberinde getiriyor.

Mart 2019 itibari ile dünya çapında 6 milyon ev ya da oda listelediğini açıklayan ev paylaşım sitesi ‘Airbnb’, hesabınızı istediği zaman kapatabiliyor. Bu karar aynı kişi farklı hesap açtığında da devam ediyor. Üstelik şirket bunu neden yaptığını açıklamak zorunda da olmadığını ifade ediyor.

Yine araç paylaşım platformu ‘Uber’, müşterilerine şoförleri değerlendirme imkânı tanıdığı gibi şoförlerine de müşterileri puanlama olanağı sağlıyor. Şirketten Mayıs ayında yapılan açıklamaya göre, bir müşteri ciddi şekilde negatif değerlendirmeler alırsa Uber hizmetini kullanması durdurulabiliyor. 

MESAJLAŞMA UYGULAMALARI

Dünyada en yaygın olarak kullanılan mesajlaşma uygulamalarından ‘Whatsapp’ da kullanıcılarını engelleyebiliyor. Bir kullanıcı, çok fazla başka kullanıcı tarafından bloklanırsa, Whatsapp bu kullanıcıya hizmet vermeyi durdurabiliyor.

Bazı ülkelerde WhatsApp o kadar yaygın ki böyle bir ceza ile karşılaşmak, kullanıcının telefon görüşmesi yapmasının yasaklanması kadar etkili olabiliyor.

ELEŞTİRİLER

Aslında sosyal kredi sistemi doğum yeri olan Çin’de halk tarafından yüzde 80 oranında destekleniyor. Kötü davranışlar gösteren bireylerin seyahat kısıtlamaları, İnternete erişim engelleri vb. cezalarla karşılaşması ve topluma uyumlu davranışlara zorlanması genelde halk kitleleri tarafından hoş karşılanıyor.

Ancak sosyal kredi mantığı adeta paralel bir yargı sistemi oluşturuyor. Bu yeni tür yargı sisteminde müşteri ya da kullanıcılar çoğu kez kararlara itiraz bile edemiyor. Mahkeme, savunma hakkı, kanuna uygun delil toplanması vb. gibi bir hukuk sisteminin temel dayanakları bu yeni tip yargı sisteminde bulunmuyor. Böylece bireylerin hukuki hakları ve özgürlükleri tehlikeye girmiş oluyor.

Özel şirketler tarafından uygulanan bu yargı sisteminde kanunları beğenmiyorsanız, kanun yapıcıları (milletvekillerini) seçimle değiştirme şansınız da yok. Bu küresel eğilim devam ederse gelecekte hukuki sistem, yasalar ve mahkemeler etrafında değil kullanıcıların şirketlerle yaptıkları hizmet sözleşmeleri etrafında yoğunlaşabilir.

DHA