Üniversite adaylarının merakla beklediği YKS sonuçları açıklandı. Milyonlarca öğrenci de iyi bir üniversite arayışı içine girdi. Prof. Dr. Melek Güneş Yavuzer, gelecek için başarının anahtarının doğru tercih yapmak olduğunu söyledi.

YKS sonuçlarının açıklanmasının ardından tercihler için geri sayım başladı. 23-29 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek tercihler için öğrenciler ve ailelerini de heyecan sardı. Öğrenciler için tercih sürecinin hayatlarını değiştirecek, önemli bir adım olduğunu söyleyen Haliç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Melek Güneş Yavuzer, öğrencilerin farklı meslek alanlarını tanımalarının önemine vurgu yaptı.

Yavuzer, “Burada karar vermelerindeki en önemli etken ‘neyi seviyorlar, hangi meslek alanını severek yapacaklar?’ Başarı sevdikleri alanda geliyor. Sevdikleri alanı anlamak için de en doğrusu farklı meslek alanlarını gidip ziyaret etmek ve görmektir. Burada öğrenciye sevdiği alanı seçmek düşerken öğrenci velilerine de onlara destek olmak kalıyor” dedi.

TERCİH DÖNEMİ HASTALIKLARI BERABERİNDE GETİRMESİN!

Öğrenciler için sınav döneminin stresli olduğunu hatırlatan Yavuzer, tercih döneminde de öğrencileri stres yapmamaları konusunda uyardı.

Bu süreçte öğrencilerin yaşadığı stresin çeşitli hastalıklara yol açabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Yavuzer, “Tercih dönemi bir stres, sınav da bir stresti. Bu stres baş ağrıları, kas iskelet sistemi ağrıları, mide-bağırsak problemleri gibi sağlık sorunlarına da neden oluyor. Bizim istediğimiz sınav stresinin sağlıklarında kalıcı bir etki bırakmaması. Seçtikleri alanın değiştirilebilir ve çeşitlendirilebilir olduğunu unutmamalılar” diye konuştu.

AİLELERİN İSTEĞİ DEĞİL, ÖĞRENCİNİN YETENEĞİ ÖNEMLİ

Öğrencilerle birlikte ailelerin de en az onlar kadar strese girdiğini ifade eden Prof. Dr. Yavuzer, ailelerin öğrenciye sevgiyle destek olması gerektiğini belirtti.

“Tercih anne ve babanın isteği yönünde yapılmamalı” diyen Yavuzer, sözlerine şöyle devam etti:

“Ailelerin gençlerden beklentileri yüksek ve çocukları hep en iyi yerde okusun istiyorlar. Burada ‘en iyi’ kavramını açmak gerekiyor. ‘En iyi’, adayın mutlu olacağı, severek çalışacağı, kendisini en iyi şekilde ifade edebileceği alandır. Anne ve babanın istek ve beklentileri yönünde değil, çocuğun yetenekleri yönünde yönlendirme ve tercih yapılmalıdır. Herkes sanatçı, sporcu ya da doktor olamaz. Çocuk kendini nerede görmek istiyorsa, anne babanın da rolü genci bu alanda desteklemektir. Yeteneklerin genç yaşlarda keşfedilmesi meslek seçiminde büyük bir rahatlık sağlıyor.”

ÖĞRENCİ MERKEZLİ ÜNİVERSİTELER TERCİH EDİLMELİ

Prof. Dr. Melek Güneş Yavuzer, üniversite tercihi yapacak adaylar için tavsiyelerde bulundu.

Önceliklerinin öğrencileri merkeze almak olduğuna dikkat çeken Yavuzer, “Öğrenci kendisini iyi ifade edebileceği, karar süreçlerinde yer alabileceği bir üniversite aramalı. Buradaki önceliğimiz öğrenciyi merkeze almak. Öğrencilerimizin görüşleri, üniversite olarak politikalarımızı belirlememizde bize yol gösterici oluyor. En güzel bilimsel araştırma konularını da akademik kadromuz ile öğrencinin birlikte geçirdiği vakitlerde buluyoruz. Dolayısıyla eğitim sadece akademisyenin öğrenciye verdiği bir süreç değil. Eğitim karşılıklıdır. Öğrenciden aldığımız güncel ve güzel fikirler de hem müfredat hem de bilimsel araştırmalarımızda bize yol gösteriyor. Üniversite tercihinde en önemlisi, öğrencinin fikrine değer verilen, onların düşüncelerinin de üniversite politikalarında yer verildiği bir mekan olmasıdır” diye konuştu.

ÖĞRENCİLER ÜNİVERSİTENİN OLANAKLARINI SORGULAMALI

Üniversitenin konumu ve sağladığı olanaklara dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Yavuzer, akademik kadronun da oldukça önemli bir husus olduğunu ifade etti.

Prof. Dr. Yavuzer, “Bir üniversitenin sağladığı en önemli olanak akademik kadrosudur. Biz Haliç Üniversitesi olarak 21 yıllık tecrübemize güveniyoruz ve akademik kadromuz bizim en güçlü yanımız. Üniversitelerin yeri de çok önemli. Şehir üniversitesi modeline sahip olmamızı avantaj olarak görüyoruz.

Üniversite öğrenciye sadece bir meslek kazandırmıyor, kişisel gelişimi için de katkı sağlıyor. Burada gelecekteki iş arkadaşları, rol model hocalarıyla tanışıyorlar. Üniversitelerde geçirilen seneler çok önemli. Üniversite olanaklarının mezuniyetten sonra da devam ediyor olması lazım. Okurken öğrencinin çalışacağı sektörü tanıması gerekiyor. Biz, 3 ve 4’üncü sınıftaki öğrencilerimizi sektörün içinde eğitmeye başlıyoruz. Öğrenci çalışacağı alanı tanımaya başlıyor. Mezun olduktan sonra da ilişkilerimiz devam ediyor. Kariyer Merkezi’miz ve uluslararası değişim programlarımız bu amaca hizmet ediyor. Öğrencilerimiz hem mesleğinde en iyi bilgi, beceri ve tutumu kazanıyor hem de daha mezun olmadan çalışacağı iş yerini belirlemiş oluyor. Onun için hem öğrencinin hem ailesinin çocuğu mezun olunca iş bulabilecek mi kaygısını bir yerde ortadan kaldırmış oluyor. Öğrenci kulüplerinin de yeri oldukça önem taşıyor. Öğrencinin kendisini en doğru şekilde ifade edebileceği içinde neyi istediğini sorgulayıp bulabileceği, güçlü dostluklar kazanabileceği bir üniversitede okumalı” ifadelerini kullandı.

ÜNİVERSİTELER GELECEĞİN MESLEKLERİNE HAZIR

Prof. Dr. Yavuzer, üniversitelerin alt yapı olanaklarıyla geleceğin mesleklerine hazır olduğunu belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Eskiden ‘büyüyünce doktor olacağım’ vardı. Oysa şimdi doktorluğun yanında yapay zeka, nanoteknoloji, biyomedikal mühendislik, dijital veri analizi gibi alanlarda birçok yeni meslekler çıktı. Ülkemiz dünyadaki gelişimi ve değişimi çok yakından takip eden ve süratle güncellenen bir ülke. Biz de bu doğrultuda YÖK’ün de yönlendirmesiyle üniversitemizde yeni meslek alanlarına yönelik programlar açıyoruz ve mevcut programlarımızda da sektörün de görüşünü alarak düzenli iyileştirmeler yapıyoruz.

Üniversitelerimizin geleceğin mesleklerine hazır olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz. Haliç Üniversitesi olarak yeni öğrencilerimizi karşılamaya hazırız ve heyecanla bekliyoruz.

(DHA)